Templates by BIGtheme NET
Anasayfa / Eğitim / Öğretmen materyalleri / İngilizce Dersi / 8. sınıf 4. ünite özeti On the phone
smiley on the phone

8. sınıf 4. ünite özeti On the phone

Nasıl iletişim kurulduğunu sormak için aşağıdaki iki soruyu sorarız;

How do you usually keep in touch with your friends?/ How do you communicate with your friends?

How do you contact with your friends?

( Arkadaşlarınla genellikle nasıl bağlantı/iletişim kurarsın? Bağlantını nasıl sürdürürsün?)

Konu Özetinin Görseller ile zenginleştirilmiş tam metninin indirme linki sayfanın en altındadır.

Communication expressions:

Ways of communication: iletişim yolları Keep in touch:iletişim /bağlantı kurma, görüşme

**How do you usually keep in touch with your friends?

 

-I usually send text messages.-We sometimes use social networks.

-I also like talking face-to-face.-Teenagers never write a letter or send a postcard nowadays.

 

İletişim yollarıyla alakalı karşımıza çıkabilecek sorularla ilgili bazı ipuçları;

 

It’s easier and fast (Hızlı ve kolay) diyorsa   SEND MESSAGES,

I don’t like online communication (Online iletişimi sevmiyorum) diyorsa    MEETING UP(buluşmayı) veya FACE-TO-FACE(yüz yüze),

Old fashioned way (eski bir yöntem) diyorsa,  SENDING LETTERS or  POSTCARDS

You can share opinions, photos, music, videos,…(fikir, fotoğraf, müzik, video paylaşabilirsin) diyorsa,  SOCIAL NETWORKS,

When I want to share photos and homework(fotoğraf ve ödec paylaşmak istediğimde) diyorsa, SENDING E-MAIL iletişim yollarından birini seçiyordur.

                               Örnekleri İnceleyelim;

Selim:How do you communicate with your friends?

Furkan:……………………. I don’t like online communication.

  1. A) I usually send emails B) I think social networks are great
  2. C) I prefer meeting up D) I usually keep in touch online

 

Sam: Which communication do you prefer?

Dora:………………………….I can send photos, share my opinions. It’s more fun.

  1. A) I usually talk face-to-face B) I think sending message is easy and fast.
  2. C) I love being alone D) I always use social networks.
Caller : arayan kişi Receiver: alıcı,cevaplayan

Selamlama

Hi/ Hello / Good morning,…

Arayanı

tanıma:

Who’s calling?(Kim arıyor?)

Could I / May I ask who’s calling?(Kimin aradığını öğrenebilir miyim?)

Is that Pamela?(Sen Pamela mısın?)

How may/can I help you?(Nasıl yardımcı olabilirim?)

Kendini tanıtma: This is Meryem.

Meryem is speaking / calling.

This is Meryem speaking/calling.

Arayanı

bekletme:

Hang on a minute, I’ll get him.(Bir dakika bekle.Telefonu ona veriyorum)

Hang on/ Hold on /wait ,please. /One moment,please

Can you/Could you hold on a moment,please?

Hang on, please. I will put him through

/I’ll connect you (Hatta kalın lütfen. Sizi bağlıyorum)

Don’t hang up the phone.I’ll put you through(Telefonu kapatmayın. Sizi bağlıyorum)

Aradığı kişiyi

isteme:

Is Mete in?(Mete evde mi?)

Is Mete there?(Mete orada mı?)

Could I /Can/May I speak to Mete, please?

(Mete ile konuşabilir miyim?)

Bilgi verme:

I’m afraid/ I’m sorry but…

He is not available at the moment./

He is busy now.(Üzgünüm ama şu an müsait değil.)

He has gone out./She is out at the moment

(Üzgünüm ama o şu an dışarıda/dışarı çıktı)

Not bırakma: Could you ask him to call me?(Ona beni aramasını söyleyebilir misiniz?)

I’ll call back later.(Daha sonra ararım)

Could you tell him to contact with… ?

(Lütfen……ile iletişime geçmesini söyler misiniz?)

Can you tell her to get me back as soon as possible?

(En kısa sürede bana dönmesini söyler misin?)

 

Not alma:

Would you like to leave a message?(Mesaj bırakmak ister misiniz?)

Could I / Can I  take your name and number, please?

Could you please repeat that?

I’ll take a memo for her(onun için not alıyorum)

Thanks for calling.(Aradığın için teşekkürler)

IMPORTANT EXPRESSIONS

Önemli ifadeler

Hang on / hold on / wait a minute. I’ll get him Bir dakika bekleyin. Telefonu ona veriyorum.
I’m afraid he isn’t available/ he is busy at the moment Üzgünüm, şu an müsait değil/ şu an meşgul
I can’t hear you well. It’s a bad line. Sizi iyi duyamıyorum. Hatlar kötü.
Don’t hang up the phone. I’ll put him through. Telefonu kapatmayın. Onu bağlıyorum.
Could you speak louder? I can’t hear you. Daha sesli konuşabilir misiniz? Sizi duyamıyorum
I’ll get back you in an hour Bir saat içinde size döneceğim.
I am sorry to hear that. We’ll meet up later then. Bunu duyduğuma üzüldüm. Sonra buluşuruz o zaman
Could you repeat that? Tekrar edebilir misin?
Calm down please. Sakin olun lütfen
How did you notice the incident? Olayı nasıl fark ettiniz?
He waits for your answer as soon as possible Sizden hemen cevap bekliyor
Mike from your class called you Sınıfından Mike aradı
My teacher is calling. It must be important. Öğretmenim arıyor. Önemli bir şey olmalı.
Does he have your number? Senin numaran onda var mı?
I booked your room. Odanızı ayırdım/Oda rezevasyonunuzu yaptım.
A room for two İki kişilik oda
In what ways did people communicate throughout history? Tarih boyunca insanlar hangi yollarla iletişim kurdular?
Can you say it slowly? Daha yavaş söyler misiniz?
Pardon me?/Excuse me?/I beg your pardon?/Sorry? Affedersiniz?
It’s urgent Bu acil.
I’ll arrive there in ten minutes On dakika sonra oradayım.
The line is engaged Hatlar meşgul

ON THE PHONE WORD LİST

Lovely Sevimli call center Çağrı merkezi
Wonder Merak etmek municipality Belediye
Doorbell Kapı zili pick up the phone Telefona cevap vermek
Available Müsait solve a problem Sorun çözmek
Hang on / hold on/ wait Hatta kalmak/beklemek Decide Karar vermek
Hang up Telefonu kapatmak extension number Dahili numara
Put through / connect Telefonu birine bağlamak Engaged Meşgul (telefon)
Headmaster Okul müdürü get back Geri dönmek(telefonda)
meet up Buluşmak bad line Cızırtılı/bozuk hat
What’s up?/ How is it going?/ How are the things? Ne var ne yok?/ne haber? Look forward to Dört gözle beklemek
Appointment Randevu Introduce Tanıtmak
Customer Müşteri Approve Kabul etmek/onaylamak
Book Rezervasyon yaptırmak/yer ayırtmak Communication İletişim
Emergency Acil durum get angry Sinirlenmek
Stranger Yabancı Especially Özellikle
Neighbour Komşu Soldier Asker
Break into Hırsızlık amacıyla bir yere zorla girmek Purpose Amaç
Calm down! Sakin olun! communicating through smoke signals Dumanla haberleşme
incident Olay/hadise Transatlantic Atlantik ötesi
Notice Farkına varmak/fark etmek transmission İletişim/yayılma
takes place Yer almak Commander Komutan
Misunderstand Yanlış anlamak Warn Uyarmak
movie shooting Film çekimi Distant Uzak
burglary Hırsızlık/ev soygunu Goldsmith Sarraf/kuyumcu
Keep in touch/communicate/contact  with someone Birisiyle iletişim kurmak Invent İcat etmek
disturb Rahatsız etmek Development Gelişme
Addiction Bağımlılık Application Uygulama
useful Yararlı/kullanışlı Improve Geliştirmek/ilerletmek
Harmful Zararlı foreign language Yabancı dil
Homeless Evsiz Educative eğitici
Evolve Yavaş yavaş gelişmek Lyric Şarkı sözü
Order Sipariş vermek in need Muhtaç/yoksul
Refugee Mülteci Persecution Zulüm/zulmetme
Tough Zorlu disabled Özürlü/engelli
Garbage çöp Environment Çevre
Donate Bağışlamak Gift Hediye
make a complaint Şikayette bulunmak flight ticket Uçuş bileti
Confirm Doğrulamak/onaylamak destination Varış yeri
departure Ayrılış/gidiş(yolcu) arrival Geliş/gelme (yolcu)
Ünite Özetini indir

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.